Gezmeye alışmış bünye, Eylül ayının tamamını Ankara'da geçirmeye kalkarsa ne olur ? Arızaya bağlar. İyi ki KHBAG var da, bir hafta sonu sabah erkenden düşüp yollara, Sülüklügöl'e geldik çadırlarımızla beraber.
10 Ekim 2014 Cuma
24 Eylül 2014 Çarşamba
TURİST GİTTİM KARADENİZLİ DÖNDÜM -II-
Artvin'e veda edip, Rize'ye doğru yola koyulduk. Yolda, Osman'ın dedesini ziyaret etmek için kısa bir mola verdik. Osman'ın dedesi, belgeselde oynamış, yöre türküleri söylemiş, TV'a çıkmış meşhur bir kişi. Bizi de kırmıyor ve güzel sesiyle, güler yüzüyle türkü söylüyor.
19 Eylül 2014 Cuma
TURİST GİTTİM KARADENİZLİ DÖNDÜM -I-
Cennet vatanımın görmek isteyip de göremediğim yerlerinden biri de Doğu Karadeniz idi. KHBAG'ımızın güzeller güzeli üyesi Esra ise bir Karadeniz aşığı. Sadece Esra mı ! Ekibin çoğunluğu Karadeniz'i karış karış gezmiş, aşık olmuş, her sene bir kere mutlaka gidermiş meğersem. Bu kadar çok Karadeniz aşığı barındıran bir grubun bu bölgeye gezi düzenlememesi eşyanın tabiatına aykırı olurdu zaten. Öyle olunca, sonbahardan başlamıştık ufak ufak "Yazın mutlaka Doğu Karadeniz'e, yaylalara gidelim" demeye. Derken Esra ön ayak oldu, bölgeye turlar düzenleyen, bildiği bir firmayla konuştu. Program yapıldı. Biletler alındı. Seyahat edeceğimiz günün gelmesini iple çekerken, Patron demişti
ki, “Turist gideceksiniz, Karadenizli olarak döneceksiniz.” Dediği çıktı.
Karadeniz’den döneli bir aydan fazla oldu ama gözlerimizde hala yayla görüntüleri,
kulaklarımızda Karadeniz ezgileri var.
25 Temmuz 2014 Cuma
AKSİYON DA BİR YERE KADAR....
KHBAG'ın 5'lik Simit Kampı
Meğer, Isparta’da Dedegöl diye
bir yer varmış. Meğer, orada da Dedegül diye yaklaşık 2 bin 900 metre
yükseklikte bir dağ varmış. Meğer, her yıl Mayıs ayının ikinci haftasında,
Eğirdir Turizm Tanıtma ve Doğa Sporları Derneği tarafından Dağcılık Şenliği
düzenlenirmiş. Baktık, tüm trekking-dağcılık-doğa sporları kuruluşları sırayla
Dedegül Zirvesi etkinliği düzenliyor, “e biz niye gitmiyoruz?” dedik. Ha deyince
organize olamadık bu sefer o yüzden şenliği kaçırdık. Sonra niyetlendiğimizde “şiddetli
yağış ve fırtına” uyarısı yapıldı. Bir aydan fazla bir süre Dedegül
etkinliğimiz ertelendi. En sonunda, 4-5-6 Temmuz tarihlerinde kampımızı
gerçekleştirdik.
6 Haziran 2014 Cuma
Bi Küçük Bozcaada Gezisi
Mevsimlerden kış, günlerden
cumartesiydi. Sinemada hangi filme gitsek diye bakınırken, “Bi Küçük Eylül
Meselesi”ne gidelim dedik. Adanın görüntülerinden o kadar etkilenmiştik ki,
film arasında Sertaç hemen bir Bozcaada etkinliği açtı facebook’taki
grubumuzda. Tarih belirsizdi. 23 Nisan’lar, 1 Mayıs’lar doluydu. “Bozcaada
yalan olacak galiba” diye bir serzeniş geldi bir KHBAG’lıdan. Serzeniş bizi
harekete geçirdi ve Bozcaada için 19 Mayıs tarihi belirlendi. Nihan daha önce
gitmişti, kalacak yerimizi o ayarladı. Ulaşım işine de Volkan el attı. Bir
transporter kiraladık. Çarşamba akşamı düştük yola.
Etiketler:
Antik Kent,
Bozcaada,
Çanakkale,
Fener,
fotoğraf,
gelincik,
gezi,
kendihalindebiraksiyongrubu,
KHBAG,
Polente Feneri,
seyahat,
tatil,
Truva,
Truva Atı,
yolculuk
13 Mayıs 2014 Salı
Orada bir GAP var.. Uzakta..
12 Mayıs 2014 Pazartesi
AYŞE TATİLE ÇIKTI
Bir KHBAG Gezisi. Bir Kıbrıs Yazısı
Uçak bileti promosyonlarından sorumlu arkadaşımız Hamuki, taaaaaa 2013’ün Eylül
ayında, 2014’ün 1 Mayıs’ı için Kıbrıs bileti aldırdı bize, ucuz diye. Başladık
Mayıs ayını beklemeye. Vakit yaklaştıkça, ufak ufak organizasyonlara başladık.
Konaklama, araba kiralama, gezilecek yerler listesi.
Derken,
Lefkoşa’daydık. Havaalanında, kiraladığımız aracı bulduk. Volkan direksiyona
geçti, Murat co-pilot olarak yanına oturdu. Araçta 7 kişi + Yusuf Yusuf olarak
oturuyoruz. Yusuf niye sizinle diye soruyorsanız, e malum. Kıbrıs’ta trafik
sağdan akıyor ve direksiyon sağda. Gelmeden önce de, Kıbrıs’ı iyi
bilen bir arkadaşımız tarafından sıkı sıkı tembihlenmişiz: “Aman ha şoförlü
araç kiralayın. Şaşırırsınız, paniğe kapılırsınız kaza yaparsınız” diye.
Endişelerimizin yersiz olduğunu, Ortadoğu, Balkanlar ve yavru vatan Kıprıs’ın
bıçkın sürücüsü Volkan kanıtlıyor. Murat’ın başarılı co-pilotluğunun da
etkisiyle sağdan akan trafiğe çabucak alışıyoruz.
Lefkoşa
merkeze nasıl gideceğiz diye yoldan geçen bir amcaya soruyoruz. O da tarif
ediyor. Gel gör ki hiçbirimiz tek kelime anlamıyoruz. Lokal Kıprıs’lı amcamıza,
anlamış gibi yapıp “eyvallah teşekkür ederiz” deyip olay mahallinden
uzaklaşıyoruz. Amcanın söylediklerinden sadece “round” kalmış hepimiz aklında.
Kıprıslılar, trafikte bizim “göbek” olarak tarif ettiğimiz şeye “round” ya da “çember”
diyorlar. Çemberleri sevdik çünkü geçiş üstünlüğü çemberden gelenlerde =D
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







